Yaşlılarla zaman geçirdiyseniz, muhtemelen onların “Beynim eskiden olduğu kadar iyi çalışmıyor.” gibi her gün ortaya attıkları iddialarını duymuşsunuzdur. Araştırmacılar uzun zamandır yaşlı beyinlerin, genç beyinlerden farklı çalıştığına inanmışlardır. Bununla beraber, beyinde görüntüleme teknikleri araştırma araçları olarak daha çok var olduğu için, bu değişimlere dair bir fikir gelişti. Beynin çalıştığı zamanki görüntüleri, yetişkinlik yılları boyunca beyin aktivite şekillerinde sürekli farklılıklar olduğunu ortaya çıkarmıştır.

Önceki ünitelerden size aşağı yukarı tanıdık gelmesi gereken iki görevle ilişkili beyin aktivitesine bakalım. İlk görevde, katılımcıların izleyen belleği kullanma kabiliyeti değerlendirildi: İşleyen belleğe dört kelime, işlemeye çalıştılar ve bunun üzerine, verilen bir sonraki “irdelemek” kelimesinin asıl grupta yer alıp almadığını belirttiler. İkinci görevde, katılımcıların görsel dikkati kullanma yetenekleri değerlendirildi: Deneme süresi boyunca sıfır kez, bir kez veya iki kez mi kusa bir şekilde kaybolduğunu belirlemek için B harfinin video görüntüsünü izlediler. Bu iki görevdeki katılımcılar genç yetişkinler (22,6 yaş ortalamasıyla) ve yaşlı yetişkinlerdi (70,3 yaş ortalamasıyla). İki grup da iki görevde eşit derecede doğru yaptılar, fakat genç yetişkinler daha hızlıydı.

Aşağıdaki resim, katılımcıların her bir görevi yerine getirirken geçirdikleri işlevsel MRI taramalarının sonuçlarını göstermektedir (Cabeza ve ark., 2004). Renkli bölgeler, her bir görevde en aktif olan kısımlardı. Okların da gösterdiği gibi, yaşlı yetişkinler, beynin her iki yarım küresinin de daha aktif olduğu bir beyin aktivitesi şekli göstermiştir.

 Bu sonuçları anlayabilmek için, Bölüm 3’ten beynin iki yarım küresinin de genelde farklı tarzda süreçler gerçekleştirdiğine dair bulguyu hatırlayın. Resimdeki işlevsel MRI taramaları yaşlı yetişkinlerin beyinlerinin, rol oynadıkları işlevler bakımından daha simetrik olduğunu göstermektedir (Cabeza, 2002). Araştırmacılar, süreçlerin beynin iki yarım küresine ayrılması şeklindeki bu gelişimsel değişim için iki genel açıklama önerdiler. Bazı araştırmacılar yaşlı beyinler, genç beyinler tarafından kullanılanlardan farklı alanları çalıştırdığında, o aktivitenin beyindeki diğer yaşlanmayla alakalı değişimler için dengeleme niteliğinde olduğunu iddia etmişlerdir. Diğer araştırmacılar da, yaşlı yetişkinlere özgü beyin aktivasyonunun dikkat dağınıklığı –  gereksiz beyin aktivitesini engelleyememe – yansıttığını iddia etmiştir.

Aslında araştırmacılar hem dengelemenin hem de dikkat dağınıklığının yaşlanan beyinde çalışır hâlde olduğunu gösteren kanıtlar bulmuştur. Dengeleme için kanıt sunmak gerekirse, PET taramalarının kullanıldığı bir çalışmada beyin aktivitesinde ve tanımayla alakalı bellek performansındaki bireysel farklılıklar arasında var olan ilişki incelendi (Grady ve ark., 2005). Önceki çalışmalarda olduğu gibi, diğer yetişkinlerin, genç yetişkinlerde çoğu zaman aktif olmayan beyin bölgelerinde aktivite göstermesi muhtemeldi. Ayrıca, arada olumlu bir bağlantı vardı; öyle ki, bu bölgeler daha aktifse, yaşlı yetişkinler tanıma belleğinde daha iyi performans sergilediler. Bu sonuç, bu beyin bölgelerinin kullanılmasının yaşlı yetişkinler için fayda sağladığına dair fikri desteklemektedir. Bununla birlikte, araştırmacılar yaşlı beyinlerin devre dışı bırakmadığı belirli bölgelerin olduğunu göstermek için de birkaç bellek görevini kapsayan işlevsel MRI çalışmaları gerçekleştirdi (Grady ve ark., 2006). Görevle alakası olmayan beyin aktivitesinin tutarlı görünümü, beyin işlevindeki bazı yaşla ilgili farklılıkların, gerçekleşmesi muhtemel görevden dikkatin dağılması ile sonuçlandığına dair kanıt sunmaktadır.

Bu araştırmalar aslında yaşlandıkça beyninizin farklı çalışacağına dair sonucu desteklemektedir. İşlevdeki değişimler, günlük bilişsel görevlerle ilgili dengelemeyi ve dikkat dağınıklığını yansıtmaktadır.